Türkçe Tevrat
 
Türkçe Tevrat

Türkçe Tevrat

Yaratılış

Diğer Bölümler

Okumak istediğiniz bölümü seçin:

Ya da Tevrat'ta bir kelime arayın:





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 15.04.2014 12:23:21:
Ülkemizdeki müslümanların aklı tutulmuş Kutlu Doğum haftası kutlanıyor. Peygamberimizin doğduğu günü kim biliyor ki oturmuş kutlama yapıyorsun Böyle bir tarih mi var uydur gün tesbit et sonra otur buna inan. Peygamberimiz Doğduğu zaman Annesi Yüzüne bile bakmamış 4 yıl Başka kadınlar tarafından büyütülmüş. Bizim alimlerimiz öyle keramet sahibi ki doğduğu günü bile tesbit edebiyorlar. Gerçi Diyanet İşlerinin kendine iş bulması lazım yapacak işleri olmadığı için bunu bulmuşlar İl İl Dolaşıp gösteri yapıyorlar. Allah Akıl versin. Doğru olmayan bir husus yalandır. Yalanında islamda yeri yok Bu Tarihe doğrudur dilebilen var mı . Hele Televizyonda dini proğramlar. Komedi proğramı gibi kıyametten tutun zaman yolculuğuna Deccaldan mehdiye Kediciklerden sakal traşlarına göre ne ararsanvar. Geçen gün Dini Bir alimimiz Hz Nuhu anlatıyor. Baktım Tevratta yazılanları tek tek sıralıyor. Konuşmaya geldimi muharref Tevrat aslı yok diyeceksin Ama Peygamberleri anlatacağın zaman Kaynak kitap Tevrat.

Yorumu gönderen: Serap , 12.04.2014 20:35:52:
Allah birdir ve hz.Muhammet onun resuludur...daha açık ne görmek istiyorsunuz tabiki bütün dinler kutsaldır ama son peygamber Hz Muhammettir .

Yorumu gönderen: i.sağlam, 12.04.2014 18:05:45:
Bilmem farkındamısınız. Tüm peygamberler ibrahim soyundan gdliyor. Hz. Muhammet dahil. İsa mesih israiloğullaarunı yönetmek için geliyo. Ve geleceği belli. Kuranda da ibrahimoğulları hz. Muhammedin soyu olduğu belli. Yani ayrı gayrı yok. İnsanlar neyi tartışıyo anlamıyom. Her inanan Allah var diyo. Hdpimiz O na gidecez diyo.yok senin yolun ya lış, yok senin yol kısa, yok senin yol çok dolan açlı tartışmasını yapıyo. Neyin kafasını yaşıylsak...

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 12.04.2014 12:39:54:
Tv de Cübbeli Ahmetin din anlayışını seyrettim Jiletle traş olmak Harammış. O Halde traş olan Başbakanımız C. Başkanımız Erbakan ve diğerler. Harama batmışlar ömürleri gühanla dolu . Domuz eti yemiş gibiler Cübbeli Hükmünü nasıl açıklıyor cumhurun ülamasının görüşüne göre Ülama kim belli değil Kuranda haramlar sayılmış Allah Bunları bildirmiş. bir iki adam çıkıyor haramlara eklemeler yapıyor Haşa Allahın yerine kendileri esas getiriyor. Bu görüşte olanların tamamı kafir olmuş farkında değiller. Allahın yerine Hüküm koyanların Kurandaki tanımı Müşrik… Adam din diye şirke sarılmış farkında değil. Tv. Deki cahillerde bunu ekran ekran dolaştırıyor. Cübbeli Ahmet Hanımın Cuma namazına camiye gidiyor mu ? gitmiyor… Sen bilerek farzı terk etmişsin. Selefilere göre bunda ısrar eden kafirdir. Bunları birileri ona söylesinler

Yorumu gönderen: sym , 27.02.2014 15:23:45:
1. Samuel 28:6'daki "Urim" kelimesinin tam karşılığı nedir? Epey araştırdım. kahin mi? ancak nebi anlamı da çıkıyor gibi? çünkü kahinlik ve nebilik farklı müesseseler. teşekkürler

Yorumu gönderen: OĞUZHAN, 15.02.2014 10:39:40:
İslam hak din ve Kuran-ı Kerim ise o dinin kitabıdır. Şİmdi burda yazılanları okudumda tevrat gerçekten değişmiş sanki aceleye getirip bi kaç insan tarafından yazılmış gibi yani yahudiler şimdi bu bozulmuş kitaba nasıl inanıyorlar anlamak zor. Burda yazanlar sanki bi ispat çabası gibi olmayan biri kendini ALLAH C.C. İN yerine koyuyor ve neredeyse lütfen bana inanın diyecek biçime gelmiş bu bozulmuş tevrat. Kuran-ı Kerime olan ön yargınızı bir yana bırakıp tarafsız şekilde açıp yorumlayın bakalım 1 tane bile uyuşmayan ayet bulabilecek misiniz ? Kuran-ı Kerimin ALLAH c.c in sözleri olduğu belli ve kanıtlarıyla ispatlarıyla... Sizler dünyaya daha nasıl geldiğinizi bilmediğiniz halde Kuran-ı Kerimde Dünyanın yaratılışından tutunda insanoğlunun ana rahminden dünyaya nasıl geldiğini bilimsel yollarıyla açıklıyordu. Siz bozulmuş tevrata ve incile inanırken Kuran-ı Kerimde dağların(kıtaların,ülkelerin) sürekli hareket halinde olduğu yazıyordu ve bunun gerçekilini şimdi okulda derslerde görüyoruz. Buda yetmedi gök semasının 7 kat olduğunu Kuranda yazdığını biliyorduk ama bilim bunu açıklayalı 100 yıl oldumu ? Şimdi bu kadar gözle görülür gerçek varken Kuranı hiçe sayıp 1 gerçekliği bile ispatlanamayan bozulmuş tevrat ve incile inanmak ne kadar doğru ?

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 13.02.2014 12:58:39:
Sayın Kdr Gngr Peygamberimizin ismi Hiçbir Kitapta yer almıyor Dini Bilgiler dediğimiz şeylerin çoğu uydurma çoğu Tevrata dayanıyor.

Yorumu gönderen: Taner Öğüt, 17.01.2014 01:02:47:
Birde her iki tarafında kendisine özel mesih kulları var ! Beşinci Görüm: Kandillik ve Zeytin Ağaçları 1 Benimle konuşan melek yine geldi ve uykudan uyandırır gibi beni uyandırdı. 2 ‹‹Ne görüyorsun?›› diye sordu. ‹‹Som altın bir kandillik görüyorum›› diye yanıtladım, ‹‹Tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk var. 3 Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.›› 4 Benimle konuşan meleğe, ‹‹Bunların anlamı nedir, efendim?›› diye sordum. 5 Melek, ‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim. 6 Bunun üzerine şöyle dedi: ‹‹RAB Zerubbabil'e, ‹Güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruhum'la başaracaksın› diyor. Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB. 7 Sen kim oluyorsun, ey ulu dağ? Zerubbabil'in önünde bir düzlük olacaksın! O tapınağın son taşını çıkarırken, halk da, ‹Ne güzel, ne güzel!› diye bağıracak.›› 8 RAB bana yine seslendi: 9 ‹‹Bu tapınağın temelini Zerubbabil'in elleri attı, tapınağı tamamlayacak olan da onun elleridir. O zaman beni size Her Şeye Egemen RAB'bin gönderdiğini anlayacaksınız. 10 ‹‹Küçük işleri yapma gününü kim küçümsüyor? İnsanlar Zerubbabil'in elinde çekülü görünce sevinecekler. -‹‹Bu yedi kandil RAB'bin bütün yeryüzünde dolaşan gözleridir.››- 11 Meleğe, ‹‹Kandilliğin sağındaki ve solundaki bu iki zeytin ağacı nedir?›› diye sordum, 12 ‹‹Altın gibi yağ akıtan iki altın oluğun yanındaki bu iki zeytin dalı nedir?›› 13 ‹‹Bunların anlamını bilmiyor musun?›› diye karşılık verdi. ‹‹Hayır, efendim›› dedim. 14 Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı. sorusu olan yazsin Taner1181@googlemail.com

Yorumu gönderen: Taner Öğüt, 17.01.2014 00:53:45:
Ilah, onun şanı ne yüce buyuruyor Gizlilik Rabbe Özgüdür ama tüm bu Yasalarda acıklananlar sizlere ve cocuklarınıza ilelebet gecerlidir. Ilah, onun şanı ne yüce Alemleri yaratırken O´nun Ruhu suların üstünde dalgalanıyordu. Bilgeliğe Kulak Ver 1 Bilgelik çağırıyor, Akıl sesini yükseltiyor. 2 Yol kenarındaki tepelerin başında, Yolların birleştiği yerde duruyor o. 3 Kentin girişinde, kapıların yanında, Sesini yükseltiyor: 4 ‹‹Ey insanlar, size sesleniyorum, Çağrım insan soyunadır! 5 Ey bön kişiler, ihtiyatlı olmayı öğrenin; Sağduyulu olmayı öğrenin, ey akılsızlar! 6 Söylediğim yetkin sözleri dinleyin, Ağzımı doğruları söylemek için açarım. 7 Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir. 8 Ağzımdan çıkan her söz doğrudur, Yoktur eğri ya da sapık olanı. 9 Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların. 10 Gümüş yerine terbiyeyi, Saf altın yerine bilgiyi edinin. 11 Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz. 12 Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim. Bilgi ve sağgörü bendedir. 13 RAB'den korkmak kötülükten nefret etmek demektir. Kibirden, küstahlıktan, Kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim. 14 Öğüt ve sağlam karar bana özgüdür. Akıl ve güç kaynağı benim. 15 Krallar sayemde egemenlik sürer, Hükümdarlar adil kurallar koyar. 16 Önderler, adaletle yöneten soylular Sayemde yönetirler. 17 Beni sevenleri ben de severim, Gayretle arayan beni bulur. 18 Zenginlik ve onur, Kalıcı değerler ve bolluk bendedir. 19 Meyvem altından, saf altından, Ürünüm seçme gümüşten daha iyidir. 20 Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm. 21 Böylelikle, beni sevenleri servet sahibi yapar, Hazinelerini doldururum. 22 RAB yaratma işine başladığında İlk beni yarattı, 23 Dünya var olmadan önce, Ta başlangıçta, öncesizlikte yerimi aldım. 24 Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben. 25-26 Dağlar daha oluşmadan, Tepeler belirmeden, RAB dünyayı, kırları Ve dünyadaki toprağın zerresini yaratmadan doğdum. 27 RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde, 28 Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde, 29 Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde, 30 Baş mimar olarak O'nun yanındaydım. Gün be gün sevinçle dolup taştım, Huzurunda hep coştum. 31 O'nun dünyası mutluluğum, İnsanları sevincimdi. 32 Çocuklarım, şimdi beni dinleyin: Yolumu izleyenlere ne mutlu! 33 Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları. 34 Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu! 35 Çünkü beni bulan yaşam bulur Ve RAB'bin beğenisini kazanır. 36 Beni gözardı edense kendine zarar verir, Benden nefret eden, ölümü seviyor demektir.››

Yorumu gönderen: kdr gngr, 04.01.2014 16:40:51:
kuranı kerimden önceki kitaplarda hz.muhammedden bahsediliyor mu ?

Yorumu gönderen: serdar kulac, 07.12.2013 17:00:04:
alemlerin rabbi olan allah birdir tektir yaratandır herşeyin yegane sahibi odur biz sadece rabbin yarattığı kullarız diğer canlılardan pek farkımız yok o yüzden dinleri bölmeye veya bu yüzden kargaşaya gerek yok her şey onun olduğuna göre onun olanları sahiplenmek için neden birbirimizi yiyoruz her zaman rabbime şükür canım sağ mülk toprak evren rabbimi onun için kimseyle uğraşmadan ondan af dileyerek yaşamaya başladım okuyanlara tvsiyemde böyle yapması bu sadece tavsiye kimse yanlış anlamasın her yaradılan kendinden sorumlu uyarmak istedim sadece gerisi beni ilgilendirmez kardeşlerim rabbim herkesi affetsin amin

Yorumu gönderen: Akhenaton, 06.12.2013 14:17:22:
Yazılardaki gölgeyi kaldırdım...

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 04.12.2013 22:11:59:
syn admin,gölgeli yazı gözleri yormaktadır. bilginize

Yorumu gönderen: emir melik, 18.11.2013 20:44:26:
buraya yazı veya yorum yapan arkadaşlarıma:eğer ilahi kanunlarda,yada ilahi kitap ve kanunları ararştırdığınız zaman,eğer o kanunlar insan ve insanlık için bütün bir yapısıyla faydalıysa dünyadaki bütün insanlar o iyi olan ve insan ve insanlığa faydalı olanla amel etmeleri gerekir...ve dolayısıyla islam kanunu,nu inceleyip araştırdığınız zaman görürsünüzki, insan ve insanlığa faydalı olan bir yaşayış biçimidir..çünkü ALLAH insanlarıu bir öz ve fıtrat üzerine yaratı.hiç bir şey insanın vijdanı kadar kendisine yakın değildir,ve kur,an_ı kerimde denilirki:BÜTÜN AMELER NİYETLERE GÖRE YORUMLANIR. sanırım bu ayet insanlık için kafidir.ALLAH,ın selamı tüm inananların üzerine olsun esselamün alleyküm ve rahmettüllahi ve berakattu....

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 09.11.2013 21:01:21:
hz muhammed tevrat ın recm (taşlama) ayetini bir kadına uygulamıştır.fakat bazı sahabelerin çok üzülmesi üzerine(ALLAH BİLİR) kurana has olarak nisa suresi inmiştir.hz isa TEVRATı tasdik ve onu tamamlamak üzere gönderilmiştir.bunu kuran dada görebilirsiniz. gene kuranda israiloğullarına kitabı ve hikmeti verdiğini yasalar uymamaları nedeniyle onları lanetlediğini,fakat israioğullarının yasaya uymaları durumunda ALLAH ın israoğullarına verdiği sözü tutacağını ve onları tekrar yücelteceğini görebilirsiniz. fakat bizim klasik islam alimlerinin yahudilerin lanetlendiği ayete çok fazla kafayı taktığını görüyoruz.Tevrata göre lanetlenen yahudiler,ALLAH ın mucizeleri göstermesine karşısında o kişiler ALLAH ın varlığını tam olarak idrak ediyorlar.sonra sapıtıyorlar.ALLAH da mucizemi gösterdiğim halde hala isyan edyorlar deyip.onlara tevbe kapısını kapatmak için ÖLDÜRÜYOR.fakat mucizeyi görmeyen bizlere ölene kadar tevbe kapısı açık sonuç olarak yaşayan yahudiler isyan etmeyenler bunu nasıl açıklayacaksınız.

Yorumu gönderen: Akhenaton, 01.11.2013 23:42:46:
II. Pavlus, sıradan bir kişi değildi. Muhtemelen bir Ferisi, Yahudi bir din bilginiydi. Ama nasıl olduysa oldu, havarilerin öğretilerinin tam ortasına düşüp, hey, Yasa bizi kurtarmıyor. Sadece bize insanın günahlı olduğunu gösteriyor dedi. Hem de İsa’nın “Ben Yasa’yı kaldırmaya değil Tamamlama’ya geldim.” sözüne 180 derece zıt bir şekilde. Ama kimse bunu sorgulamadı. Hani Kuran diyor ya, eğer bu Allah’tan gelen bir söz olmasaydı, onda birçok çelişki bulurdun. Bugünse Kutsal Kitap’ta çelişkiler yumağı bulmamızın nedeni, sizce günümüz Kutsal Kitab’ının Kuran’ca doğrulanmadığı ve Tanrı sözü olmadığı hakkında bir Kuran hükmü değil mi? Yasa’yı kaldırmaya değil tamamlamaya gelen bir İsa, ve hemen ardından Yakup’un yine Yasa’nın önemi ve geçerliliği hakkındaki ültimatom niteliğindeki mektubu ve Pavlus’la gelen ve İsa’nın öğretilerinden farklı yeni lütuf öğretisi. Ya da Yahuda İskaryot’un ölüm şekli vs vs. Demem o ki, hayır, Kuran, günümüzdeki İncil ya da Tevrat hüküm ve öğretilerine onay vermiyor. Ama bu, büsbütün bir değişim, Yahudiliğe 180 derece ters bir öğreti de olamaz haliyle. Çünkü Kuran’a göre Allah katında tek bir din vardır. Sadece peygamberleri değişir ve peygamberlerin gönderilme nedeni de, Allah’ın dinini yeniden ihya etmektir. Değişmeyen ve kendisiyle hükmedilmesi beklenen ve emredilen bir Tevrat varken o zaman Hz. Muhammed’in ve yeni bir kitabın gereği neydi ki? Derdi ki, şu andaki mevcut Tevrat’a aynen uyun, mevcut Yahudilik ya da Hıristiyanlık öğretilerini benimseyin. Kısaca bu iddianız bence yanlış bir çıkarım…

Yorumu gönderen: Akhenaton, 01.11.2013 23:34:17:
I. Varmak istediğiniz yeri anlamaya çalışıyorum. Belki ben de bir şeyi gözden kaçırıyorum. “Tevrat’ın bir hükmü dahi Müslümanlarca kullanılmıştır.” cümlenizi ve bu kanıya nasıl ulaştığınızı anlamaya çalışıyorum. Ama hala bazı şeyleri birbirine karıştırdığınızı da düşünüyorum. Hz. Dönemindeki Kutsal Kitap’la günümüzdekinin farklılığı var. En azından Bakara Suresi’nde 89. ayette geçen “o tanıdıkları peygamber” bugünkü mevcut Tevrat’ta yok. Öyle ki son peygamberin nitelikleri, örn. Sırtındaki peygamberlik mührü bu Tevrat’ta açıkça anlatılıyor olduğunu söylüyor ve bekledikleri peygamber gelince de inkar ettiklerinden bahsediyor. Tevrat için Kuran’ın tavrı açıktır. Bütün Müslümanlar, Tevrat’ın içindeki hükümlere iman etmek ya da uymak zorundadır demiyor. Ama Müslümanlar, Musa’ya verilen Tevrat’ın Allah tarafından indirildiğine iman etmek zorundadır diyor. Zaten imanın şartlarından biri de bu değil mi? Eğer varmak istediğiniz yer, Müslümanların da bugün tahrif olup olmadığına Kuran’ın onay vermediği, ama Hz. Muhammed döneminde Tevrat ve İncil bağlılarının İslam’ı kabul etmeseler bile Allah’ın birliği konusunda ortak paydada birleşmesi ve Yasa’ya tabi olmalarını söylemesinden ben kişisel olarak Müslümanların da Eski ve Yeni Ahit’le hükmetmeleri gerektiği sonucunu çıkaramıyorum. İncil bağlılarına söyle, Allah’ın onlara indirdiği ile hükmetsinler ayetini sunmuşsunuz. Oysa yine gözden kaçırdığınız nokta, günümüzdeki İncil’in Yasa’yı yani Eski Ahit hükümlerini yok sayması. Zaten bu yüzden Hıristiyanlık’ta “günah” diye bir kavram yok. Pavlus’un getirdiği “Lütuf” öğretisi, Yasa’nın (mesela sizin de bahsettiğiniz gibi sünnet olmanın, domuz eti yememenin) yerini almış, bütün Musa şeraitini artık geçersiz kılmıştır. O zaman siz söyleyin bana Kuran’ın neden Hıristiyanlar’a “Allah’ın onlara indirdiği ile hükmetsinler.” diye bir mesaj verdiğini?

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 01.11.2013 14:52:45:
Sayın Akhenaton. Açıklamanızı tatmin edeci bulmadım. Tekrar edeceğin Önemli olan İslamdan önce ve sonra Tevratın bir hükmü dahi Müslümanlarca kullanılmış mı kullanılmamışmıdır. Kullanılmış. Yani iman edilmiştir. Tevratın Kur’andan önce rahmet ve rehber olduğu … Peygamberimiz arkadaşlarının ibadetlerinin işaretinin Tevrat ve İncilde bulunduğu .. ayettir. Tevrat doğru değilse Allah C.C. Tevratın değişmiş olduğunu bilmiyormu ki Değişmiş Tevratı delil göstersin ? Peygamberimize…Ayette …İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar dermi.Yanlarında duran Tevrat Hangisidir bunu belirtin. Sorulması gereken Peygamberimiz dönemindeki Tevrat ve İncil in Günümüzdekilerle aynı olup olmadığıdır. Ben günümüz din adamlarının öne sürdüğü bilgilere dikkati çekiyorum. Allah C.C. Havarilere vahyettiği kastın ne olduğunu bilmediğinizi belirtiyorsunuz Allah CC. elbetteki imanı ve peygambere inanmalarını vahyedecektir. Başka ne olabilir. O zaman her peygambere neyi vahyettiğini sorgulamamız gerekir. Arıya vahyi belirtiyorsunuz arıya vahiyde (ve evha ) tabiri kullanılırken peygamberlere( eyhayva ) veya ( yuha ) kelimesiyle vahiy belirtilmiştir.. Arı bubilgiyle yaratılmıştır Anlamındadır Meale Baktığınız için karıştırıyorsunuz mealler hep farklıdır. . Aynı değildir Allah CC. İncil ‘i elbetteki peygamberi olan İsa vahyedecektir. Havariler de .. Hz İsadan öğrendiklerini aktaracaklardır Önemli Olan Havarinin yalan veya yanlış uydurma İncil yazdılar . Denilebilirnir mi . Bunu deyibilen kişilerin Peygamberin arkadaşlarını suçlamış olmaları

Yorumu gönderen: Akhenaton, 01.11.2013 11:22:36:
Mehmet Bey, Tevrat Kategorisinde (10 Emir’in hemen altında) Kitab-ı Mukaddes’in bölümleri, yazarları ve yazılma tarihleriyle ilgili ayrıntılı bir tablo hazırladım. Belirtmek istediğim şeyse Kuran’a göre Hz. Musa’ya verilen bir Tevrat ve İsa’ya verilen bir İncil var ortada. Ama gelin görün ki birçok bölüm, bu bölümün yazarları ve yazılma tarihleriyle Hz. Musa ve Hz. İsa ile yaşadığı dönemler arasında büyük bir uçurum var. Hz. Musa’ya ait olan kısımlarsa sadece Yaratılış, Mısır'dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım, Yasa'nın Tekrarı, Eyüp ve Yeşu. Hz. İsa’yla (Hıristiyanlığa göre M.S. 33’te öldüğü, 3. gün yeniden dirildiğini ve göğe yükseldiğini, İslam’a göre ise çarmıha gerilmediğini – göğe yükseltildiğini düşünürsek) ilgili hayattayken yazılmış tek bir bölüm bile yok. En yakın bölümse (üvey kardeşi) Yakup’un yazdığı kısım ki o da en erken İsa’nın ölümünden (ya da göğe yükselişinden) 12 yıl sonra. Musa’nın yazdığı bölümlerse (Torah) çoğu vahiyden çok tarihi kayıtlar. Kuran’sa bir çeteleden çok Musa’ya ve İsa’ya verilen vahiyden söz ediyor. Kuran’da Allah havarilere vahyetti diyorsunuz. Mümkündür. Ama bu vahiyden kastın ne olduğunu bilmiyoruz. Çünkü Kuran, aynı zamanda Arı’ya da vahyettik diyor. Bu ayet, arıları peygamber yapar mı ya da onlara verilen bir Kutsal Kitap’ın var olduğunu belirtir mi? Hadi diyelim ki ayette geçen vahiy, bildiğimiz anlamdaki kullanımı olsun. Oysa Kuran, havarilere verilen bir İncil’den değil; direkt olarak İsa Mesih’e verilen bir İncil’den bahsediyor. Havarilere İncil’i verdik demiyor, İsa’ya İncil’i verdik diyor. Sizce burası biraz üstünde düşünülmesi gereken bir konu değil mi?

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 31.10.2013 13:17:16:
Sn Akh..Kur ‘anda Havarilerle ilgili Ali İmran 111 S …Allah CC: Havarilerede vahyettiği….Yani Allahın Havarilere tecelli ettiği açıktır. Oysa siz esinlediklerini belirtiyorsunuz. 119 S. Havarilerin doğruluğu kurtuluşa erdikleri belirtilerek …Allahın onlardan razı olduğu …. belirtilmektedir. Bazılarının inançarı için işkencelerle öldürüldükleri unutulmamalıdır. . yaydığı din yüzyıllarca Hak din olarak varolmuştur. Aksi takdirde Allah C.C. Havarilere neyi vahyedecek. Yanlış bir iş yaptılarsa onlardan nasıl razı olur ve Kurtuluşa erdiklerini Kuranda belirtir Nisa 159 ncu surede buna ışık tutar. Bir Hususta Peygamberimize Kuranın Cebrail vasıtası ile Geldiğini belirtmeniz Şuara Sure 193-195 .. Kur’an Cebrail ile kalbine indirilmiştir. Azhap 2.. Kur’anın Vahyedildiği Şura .7… Kur’anın Vahyedildiği. Ahkaf 9… Peygambere Vahyolununa uy denilmekte. Ayetlere göre Cebrail Görünerek bir şey getirmemiştir. Kuran Peygamberimizin Cebraili bir defa ufukta gördüğünü belirtmekte. Hiç karşılaşmamışlardır Vahiyye gelince.. Allah Bir kısmın Peygamberlere vahyetmiş. Bir kısmına hidayet vermiştir. Bazılarına vahyetmemiş ve hidayete erdirmemiştir. Enam 84-85 -86 de Hidayete ve Doğru yola erdirelenler Nisa 163 de Vahyedilenler sayılmaktadır. Hz İbrahim Hidayete Erdirilmemiştir. Zekeriya Yahya ve İlyas Pergamberlere vahiy ve hidayet gelmemiştir

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 31.10.2013 13:06:29:
Sayın Akhenaton açıklamalarınıza katılmıyorum .yazımda alim sıfatına bürünmüş kişilerin anlattıkları bazı şeylere dikkati çekiyorum. Tevrat ve İncil Değiştirilmiş diyeceksin Ama yazdıkları alim sıfatıyla topluma anlatacaksın. Bu olmaz …Pergamberimiz Tevrata inanmış ve ona göre amel etmiştir. delide Tevratın emri olan sünnet olması ve çocuklarını sünnet ettirmesidir.. Kuranın bahsettiği eldeki Tevrattır Hz Musa Döneminde olan kastediliyorsa Kuranda: Maide suresi. 43 ncü ayette-… İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar diyerek peygamberimiz dönemi ve ogünkü Tevrat belirtmektedir….başka anlamı olmaz Ahkaf Suresi 12….Tevratın Kur’andan önce rahmet ve rehber olduğu Fetih .29 … Peygamberimiz arkadaşlarının ibadetlerinin işareti Tevrat ve İncille bulunduğu Belirtilmektedir. Değiştirilmiş olmalarına gelince İlahi Kitapların Hiçbiri Peygamberler tarafından yazılmamıştır. Ku r’an da Yıllar sonra Hz Osman tarafından yeniden yazdırılmış öbür nüshaları yakılarak ortadan kaldırılmıştır.. İncili Yazanların bazısı Hz İsanın arkadaşlarıdır. Barbanas Beraberce yaşadığı kişidir. Yazdığı İncilin yanlış olduğunu söylemek açıkça iftiradır. Peygamberlerin arkadaşlarının yalan ve uydurma bir şey yazdıkları söylendiği takdirde söyleyen ve Havarileri suçlayan kişilerin Kuran ayetlerinden haberi yok herhalde

Yorumu gönderen: Akhenaton (Site Sahibi), 28.10.2013 15:57:11:
ıı-oysa kuranın tasdık ettıgı ıncıl ve tevrat, "…verdık" kelımesı dıkkate alınarak esınleme degıl vahıydır. daha da netlestırırsek kuran, bugünkü kendı ınanlılarınca esınleme olarak adlandırılan tevrat ve ıncılı degıl sözün sahıbı ve konusanı (kuran’da oldugu gibi) bızzat 1. tekıl sahıs olan yanı esınleme degıl vahıy olan tevrat ve ıncılı onaylıyor. Ben, kişisel olarak şunu söylemiyorum: Tevrat ve İncil değiştirilmiştir. Hayır… Ben, bugünkü Tevrat ya da İncil’in doğruluğunun Kuran’la onaylanamayacağını söylüyorum. Çünkü yazdığım gibi Kuran, bugünkü Tevrat ve İncil’i değil İsa’ya ve Musa’ya indirilen, yani vahyedilen, yani sözün sahibi Allah olan Tevrat ve İncil’i olumluyor. Yani Kuran, bugünkü Yahudiler ve Hıristiyanların iddia ettiğinin aksine, Allah tarafından Cebrail aracılığıyla vahyedilen 2 kitabın varlığı iddiasında…

Yorumu gönderen: Akhenaton (Site Sahibi), 28.10.2013 15:45:02:
I-Mehmet Bey, sizce de bir şey atlamıyor musunuz: Kurân’da Tevrat ve İncil için açık ve net olarak 2 cümle geçer: “Andolsun ki biz Musa’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) vermiştik” (Secde Suresi 23) ve “…Ve ona (İsa’ya), içinde bir hidayet ve bir nur olan, Tevrat'tan ellerinde bulunanı tasdik eden ve takvâ sahipleri için, hidayete erdirici ve öğüt verici olan İncil'i verdik.” (Maide 46) Şimdi diyor ki, “Musa’ya Tevrat’ı; İsa’ya İncil’i verdik.” diyor değil mi? Ve siz de yazınızın en başında diyorsunuz ki “Kuran, bugünkü Tevrat’ı doğruluyor.” Atladığınız şey’se bugünkü Tevrat ve İncil, hem de kendi inanlılarına göre Musa ya da İsa Mesih zamanında inmemiş, kendilerinden sonra gelen yazarlar tarafından yazılmıştır. Daha da netleştirirsek Hıristiyanlara göre İsa’ya gökten bir kitap vahyedilmemiştir. Yahudilere göre de Musa’ya Mısır’dan çıkıştaki 10 emir dışında Tanrı tarafından indirilen bir kitap yoktur. Zaten incelediğinizde her iki kitabın da 3. kişi (yani Musa ya da İsa’ya iman edenler tarafından) tarafından yazılmış VAHİY değil ESİNLEME’lerdir. Vahiy ile esinleme arasında ise büyük bir fark vardır. Çünkü vahiy, bir melek tarafından bizzat tanrı tarafından gönderilen hüküm ve ayetlerdir. Esinlemede ise o kitapları kaleme alan ya Kutsal Kitap yazarları, ya İsa’nın havarileri ya da Pavlus ve Luka gibi İsa’yı bile görmemiş yazarlardır.

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 28.10.2013 12:16:57:
Bugünkü Tevratı Doğruluyan Kurandaki Maide suresindeki ayetlere dikkati çekeceğim. 43 ncü ayette-… İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir. – denilmektedir….. Burada dikkati çeken husus İçinde Allahın Hükmü Bulunan Tevrat Yanlarında iken…. denilmektedir. Peygamberimizin yaşadığı dönemde Tevratın Doğruluğu Bu ayetle kesinlik kazanıyor. Çünkü Allah CC: Tevrat Yanlarında iken seni hakem yapıyorlar demektedir. Buda bize Peygamberimizin döneminde bulunan tevratın Allahın Katından indirilen ve değişmemiş olan Tevrat olduğunun delilidir. Oysa İslam Dünyası Tevratın Tahrif Oluduğunu Bunun İçin Kur’anın geldiğini belirmektedirler. 46 nı Ayette te ise…. O peygamberlerin ardından, yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat'ı tasdik eden ve Allah'dan korkanlar için bir hidayet rehberi ve bir öğüt olan İncil'i verdik….. Denilmektedir. B u ayetten de anlaşılacağı üzere Hz İsa nın yaşadığı dönemde de İsrail Oğullarının Yanlarıda bulunan Tevrat doğru ve değiştilmemiş olmaktadır. Çünkü Ku’an hep Yanlarında Bulunan Tevrat deyirek niteleme yapmaktadır. Tevrat Değiştirilmiş olsa idi Ku’an ayetlerinde yanlarında bulunan tabiri olmaması gerekirdi . Bugün elde bulunan Tevrat 2000 yıllıktır. O halde İslam Alimleri Tevratın tahrif edildiğini nasıl öne sürmektedirler. 48 nci Ayette …. Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. … denilmektedir. Bu ayettende anlaşılacağı üzere Tevrat ve İncilin Korunup Kollanması için Ku’an indirilmiştir. Geçmiş kitap olarak nitelenen kitap hangisidir diye sorulduğunda … Yanlarında bulunan Tevrat… olduğudur. Buda iddia edildiğinin aksine Tevratın Tahrif edilmediğinin delilidir.İncil veya Kuran Tahrif olmuş olsa idi Ku’an Koruyup Kollama tabirini neden kullansın Korunma ve Kollanma Mevcut olan içindir.

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 13.10.2013 12:24:07:
syn mehmet özkan kardeş kuranın hükmünü kaldırmaktan bahsediyorsun.ALLAH kuranı kerimde (onu biz indirdik koruyacak olan biziz ) buyuruyor. yani kuran da geçen her söz doğrudur.uygulanmasındada hiç bir mahzur yoktur. fakaaat ALLAH hadislerin korunacağı garantisini vermiyor.zaten peygamberimiz zamanında hiç bir hadis yazılmamıştır. hz ömer zamanında hadis diye tabir edilen yüzlerce sahife YAKILMIŞTIR.bizler kurandan sorumluyuz.hadisten değil. benim bir hadise itibar etmem için,unun kurana uygun olması ,yani kuranı neshetmemesi gerekir. islam aleminin yere göğe sığdıramadığı imam buhari hadislerini OKUYACAK olursanız. kurana ve sünnete uymayan bir çok hadis denen saçmalığı görürsünüz.ama halkımız zahmet edipte okumadığı için hala buhariyi alimi cihan sanır. bu yüzden kuranı değil ,hadisleri tartışmalıyız. doğuda erkekler eşlerini küçük yaşta seçerler. ama kız adet görmedende gerdeğe girmezler.bu kuranda mevcut değildir.yöresel bir gelenektir. selamlar

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 10.10.2013 10:30:37:
Sayın İsmail Yılmaz Ben hiçbir Kuran ayetini açıklama ve yorumlama dım yazdığımda 15 Kuran mealine Bakarak ve Kuranın Türkçe Tercümesine göre yazıyorum. Zaten Kuranın Türkçe tercümesine bakabilseniz mesele kalmaz. Günümüz İslam Bilginleri bin yıllık görüşlerin dışına bir şey söyleyemiyorlar. Yazdıklarımı sadece burada değil Dini Alimlerimizin sitelerine gönderiyorum bir tek açıklama gelmiyor. İki Hususu yazacağım ve siz den cevab Bekleyeceğim. İlki Hayatüs Sahabe 3. ciltte yazılan Haz. Ömerin Hz Ali nin kızına talip olması Hz Ali Yaşı küçük demesine Rağmen Hz. Ömer Israr Ederek 6 yaşındaki çocukla evlenmesi doğru mu Uygulama Kuranın Hangi ayeti ile bağdaşıyor. Nikah Nerede Diğeri Cariye ve Kölelik Cariye diye kadın alıyorsun bunu istediğim gibi kullanabiliyorsun Nikah olmamasına rağmen zina olmuyor.Bu kabil ilişkiyi anlatan sayısız hadis var isterseniz yazabilirim. Oysa Yabancı Bir kadının mahremine bakarsan İslam Alimleri bunu göz zinası sayıyor. Müslüman Kadında Bir Köleye sahip olsa onu kullansa Kuranda hüküm olmadığına göre kıyas esası uyarınca Erkeğinki zina olmadığına göre kadınınkide zina olmayacak Bunların bugün için hükmü kalmamıştır diyemezsiniz o takdirde Günümüze uymuyan Kuranın birçok hükmünü kaldırmak gerekir. Ne Dersiniz

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 08.10.2013 22:26:17:
Akhenaton a teşekkürler az önce üye oldum.

Yorumu gönderen: Akhenaton, 08.10.2013 19:55:12:
En üstte forum linki var. Foruma üye olarak DİNLER TARİHİ kategorisinde harf kısıtlaması olmadan dilediğiniz uzunlukta görüşlerinizi dile getirebilirsiniz.

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 06.10.2013 21:55:01:
syn mehmet özkan özele gelin msn veya hotamil.bu sayfada 60 kelimeden fazla yazılamıyor. 60 kelimeyle sana birşey anlatamam. bu ara sana tavsiyem , ayetleri düzgün oku yanlış anlamlar yüklüyorsun

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 02.10.2013 10:49:27:
Sayın İsmail Yılmaz Kuranda Hz İbrahim Dua ettiğine dair ayet vardır. Ancak Allah C.C. duasını kabul ettiğine dair var mı Peygamberlerin her duası kabul olacak diye ayet var mı dualarında kabul görmeyenler Olacaktır BU Allahın Takdiridir. Hz Nuh yüzünde tek bir kafir bırakma diye dua ediyor ve Allaha Eğer bunları bırakırsan ahlaksız inançsız nesil ye tiştirirler diye söylüyor. (Nuh Suresi .26.27) Haşa Allaha Akıl veriyor. Şimdi yeryüzünü incele ahlaksızlık kafirlik almış başını gidiyor. Günümüzde Dünya Nüfusunun 4/ 3 Allahı tanımıyor. Putperes Çin Hindistan Japonya Keza Hz İbrahiminde duası da kabul olsa idi..madem peygamberimiz onun soyundan Amcası ve çocuklarının putperes ve müşrik olmamaları gerekir di nasıl oluyor. Da Peygamberimizin Dedesi Amcaları Babası Annesi putperes …Nasıl izah edeceksin hatta peygamberimiz vahiyden önceki durumuda . İki Kızın putperes olan amcasının oğullarına verdiğini unutma yani damatları Allaha İnanmıyor. Ben lisanımıza giren Namaz Kelimesinin farsça olduğunu yazdım. Niyet Ederken Namaza Değil Salata niyet etmemiz gerekirken bugüne kadar İranlılar tarafından bulunmuş bir kelimeyle niyet ediyoruz Yani Ayetteki kelimeyi değiştiriyoruz. Bu değiştiğine göre her ayetin karşılığını bulup onu söyleyelim olur mu . Tanrı Kelimsine Allahın C.C. karşılığı olmadığı için karşı çıkanlar Namaz kelimesini nasıl kabulleniyor. Kuranda Farsça kelime olamaz . Nedeni Allah C.C. Kuranı Arap Lisanıyla indirdik ayeti var. Tabiriniz yanlış Süryanice aramice kelimeler olması doğal çünkü arap lisanı ve yazısının aslı Aramice . Hz İbrahimin Peygamberlerin atası olduğu da tamamen uydurma O zaman Hz Nuh Şit AS. Peygamber değil. Kuranda Her Kavme Bir peygamber (elçi) gördekdik ayeti yalanlanmış olur. Bu kadar peygamberin atası nasıl olur. Hz İbrahimin yaşadığı dönem MÖ: yaklaşık 4000 yılları Oysa Urfa Göbekli Tepede yapılan kazıları bakın insanlar yerleşik düzene geçmeden mabetlerini yapmışlar tarih MÖ.8000 yılları Hz İbrahim Çinlilere Gelen Peygamberlerin atası nasıl olur. Nisa 163 Ayette ….Biz Nuha ondan sonra gelen peygamberlere ….İbrahime İsmaile İshaka Yakuba Torunlarına İsaya Eyyube Yunusa Haruna Süleymana… diyerek secere ….sayılmakta. Dikkat edin Hz İsa Sondan önceki peygamber ve Evlenmemiş. Babası yok bunun nesli nasıl peygamberimize dayanır. Oysa İsa İbrahim soyundan. Bu ayette Musa Harunun kardeşi olmasına rağmen sayılmıyor. Demekki Anne bir Baba ayrı. Soyu değişik Kesin böyle açıklama yaparsanız bunlara cevap vermeniz gerekir.

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan , 30.09.2013 13:33:33:
Sayın Mutat Tanrı Kelimesinin islami olmadığını yazdım hirıstiyanca diye tabirim yok. Günümüzde inanca degilde kelimelere takılan inanç sahiplei var örneğin Oğuz İsmini islama uygun görmediği için çocuğuna koymayanlar var. Oysa İslami diye bilinen birçok isim arapların müşrik dönemlerinden intikal etmiştir.Osman Şimdi islamimi?? bu ismi Hz Osmanın babası müsülamlıkta mı koymuş değil. Sonra İnanca bakın İngiliz George Kelimeyi şahedet getirdiğinde islam olmayacakmı isim değiştirme ne oluyor. Cahilce düşünce .. AMİN kelimesiyle ilgili açıklamama cevap verebilen varmı.?? Asırlar öncesinden islam şekillendirilmiş aynı hastalıkta devam ediyor. Tv Görüyorum Tesettütlü bayana hangi mezhepdensin diye soruluyor cevap veremiyor. Bugün Tv lerde konuşulan Deccal Mehdi Hızır Alihissalam gibi.

Yorumu gönderen: murat, 28.09.2013 19:27:02:
sayın mehmet özkan tanrı kelimesinin hiristiyanca olduğunu yazmışsın..tanrı kelimesinin araştırırsan kökü türkçedir tengri.

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 27.09.2013 20:45:01:
sayın Mehmet Özkan 25.eylüldeki yazım yarım kalmıştır.tam 1,5 saat yazdıktan sonra internet bağlantım koptıuğu için ilave yazım güme gitt. şimdi o kadar vaktim yok.size bazı cevaplar vermek isterim.ALLAH ibrahim peygamberin duasını kabul ettiğini kuran da belirtmiştir.kurandan bir ayettir.inkar eden kafirdir.(size değil inkar edene kastım) namaz farsça demişsiniz,kuranda namaz demez zaten salat olarak geçer. hem kuranda farsça,aramice,süryanice kelimelerde mevcuttur.ayrıca ibranice kelimeler vardır. keşke o yazım sayfaya ulaşsaydıda .hz ibrahim e DOSTUM diyen ALLAH ın ibrahim peygamberi ne kadar çok sevdiğini keşke anlayabilseydiniz. evladını kurban etmekle sınanan ve sınavı başarıyla geçen.kendisinden sonraki bütün peygamberlerin atası olan hz ibrahime selam olsun (hz muhammed de ibrahim peygamberin atasıdır.

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 27.09.2013 13:21:22:
Sayın İsmail Yılmaz Anlattıklarınızın tamamı Tevratta dayanıyor Kuranda böylesi bir husus yok verdiğiniz bilgiler tamamen mesnetsiz Kavim veya kabile diye bilgi yok Bunlar zamanla uydurulmuş şeyler Bu husustaki Hadisleride inceledim BU olaya ait Hadislerin tamamıda Kurana ters düşüyor. Kuranda Hz İbrahimin Kabeyi İsmail ile yükselttiği açıklanıyor. Oysa aynı hususu anlatan Buharideki Sahih hadiste. Hz İsmail Bebekken Hz İbrahim annesi ile mekkeye bırakıp gittiğini 25 yıl sonra gördüğünü belirtiyor Hadisin yalnış olduğu açık Bir de Kuranda Namaz Kılma diye bir tabir yok Namaz Farsça bir kelimedir. Kuranda İbadet ZİKR ve YAZILMIŞTIR kelimeleriyle belirtilmektedir. Hz İbrahimin duasıyla ilgili ayette söylediğiniz gibi olmuyor. Anlattığınızın bugünkü gibi namaz olması durumunda Hz Musa Süleyman Davud Harun ve İsa nın islamiyetteki gibi namaz kılmadıkları Hacc etmedikleri kesin.Öyleyse Hz İbrahiminde Duası Allah Cc. Tarafından kabul görmemiş oluyor. Kaldıki Hz Süleyman Kabe olmasına rağmen alternatif olarak Mabed yaptığıda kesin dolayısıyla açıklamalarınızı buna göre değerlendirin. Yalnız Meal okuyarak bunu anlamanız mümkün değil KUranın Türkçe tercümesinden dediklerimi anlayabilirsiniz. Meal yazanların kendi anlayışıdır. Kuranın tabiri veya anlatımı değildir.Kuranın Türkçe tercümesinide yapmazlar . çünkü kafalar karışır düşüncesindeler. Bolca meal vardır ancak tercüme bulamazsınız.

Yorumu gönderen: ismail yılmaz, 25.09.2013 19:07:24:
ibrahim peygamberin ya rabbi soyumu namazı dosdoğru kılanlardan eyle duasını ALLAH kabul etmiş, hacer den olma ilk oğul un annesi hacer (ibrahim in karısı sara nın cariyesidir.çünkü sara kısırdı.o yüzden sara doğursun diye haceri ibrahime vermişti.) fakat hacer gebe kalınca efendisi sarayı küçümsmiş ve oğlu ismaili do oğlu ishak dan yakup ve esav (2 oğul) dan yakup a peygamberlik verilmiş. yakup un oğullarından olan yusuf,un 2 oğlu bünyamin ve efrayim 12 kişilik israiloğlu oymağının 2 oymağını oluşturmuştur.yakup un diğer oğullarının 10 taneside diğer 10 oymağı oluşturmuştur.

Yorumu gönderen: Melih Öner , 17.09.2013 11:13:16:
Mehmet Özkan ın yazdıklarını okudum bunları açıklayacak ve cevap verecek hiç mi din bilginimiz yok ... Hayret yazdıkları aklımı karıştırdı

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 06.09.2013 09:51:26:
Cevap bulamadığım husulardan birisi Yaptığımız dua ve Namazlarda okunan Fatiha suresinin sonunda sonucu AMİN denilmesi bu kelimenin aslı Yahudi ve Hırıstiyanlığa dayanmakta Arapça bir kelime olmadığı gibi islamlada ilişkisi bulunmamaktadır İslam Dünyası bunun yerine kelime bulamamışmı. Günümüzde islami olmadığı için Tanrı Kelimesine karşı çıkanlar. Türkçe Kuran okumaya karşı çıkan Bu hususları ağır şekilde eleştiren günümüz alimleri aslı hırstiyanca olan bir kelimeyi büyük içtenlikle sölemekteler.Bu nasıl anlayış.. Diğer Bir Hususta SALLİ VE BARİK duaları.. her ikisindede Peygamberimizin dışında Hz İbrahimi ve ailesini anmaktayız. Hz İbrahimle İslamiyetin ne ilgisi var İsrailoğullarına gelmiş Bir Peygamberi hangi anlayışla İslam Dünyası anmakta. Neden Hz. Nuh a dua etmiyoruz. Neden Hz. Şİt e dua etmiyoruz.. Hz. İbrahimim İsrailoğulları Peygamberi olmadığını İddia edilmesin.. Kuranda Hz. İbrahim. İsmail ve torunları sayılmakta Torunlar olarak İsrailoğullarına gelen peygamberler olduğu görülmektedir. Peygamberimizin de Ayetlere göre Bu Secerede olmadığı Açıktır Bu Dualarda Hz İbrahim ve onun soyu anıldığına göre Bugünde O Soydan Gelen İsrailoğullarını Namazlarımızda dahi anmaktayız. Peygamberimizin Hz. İbrahim Soyuyla alakasının olmadığının Bir delilide . Kuranda Peygamber Efendimize Peygamber gelmemiş bir millete gönderildiği belirtilmesi ve Hz. İbrahim soyuyla alakasının olmadığı ,açıklanmaktadır.

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan , 04.09.2013 12:29:44:
Sayın Serkan O günün şartlarını anlayamadım hangi gün. Hz. Musa İle İslamiyet arasında yaklaşık 2000 yıl var Görüşünüz doğruysa Kuran 2000 yıl önceki israiloğullarının üstünlüğünden neden bahsetsin. Kaldı ki kur anda geşmişe ve zamana ait tek hüküm yok.İsrailoğullarının saptığı söylüyorsun Madem saptılar Hz. Musadan sonra Haz Yahya Peygamber nasıl ne neden geliyor Hz İsa Neden Geliyor Yoldan

Yorumu gönderen: SERKAN ŞEKER, 01.09.2013 16:51:09:
bu konular Araf süresi 206 ayet hepsi mevcudtur Ayrıca Yahudiler o günn şartlarında üstün kılınmıştır değer verilmiştir ama onlar bu yoldan sapmışlarlardır bunlar ayetlerin içinde mevcutdur kalp gözü açık olmayan mantıkla Bu ayetleri anlayamaz

Yorumu gönderen: Mehmet Özkan, 30.07.2013 12:47:07:
Tevrata veya Yahudilere düşman olma gibi konuyu değişik yönlere çekilmeyin İslam Dünyası hem Tevratın tahrif olduğunu hemde Kuran gelmesiyle Tevratın hükümlülüğünü yitirdiğini belirtmekte hemde işine gelmediğinde Tevratın Kurana uygun olan hususlarının uygulanacağını söylemektedirler. Tevrat Sadece Yahudilere Gönderilmiştir. Diğer Milletlerle ilgilendirilemez. Müslümanlar neye göre sahiplenmekte anlamak mümkün değil Oysa Kur an tüm insanlığa gelmiştir. Benim dikkat çektiğim Müslüman Kesimin. Çözemediği cevaplayamadığı Konuda Tevrata sarılmaları. İsraile Saldırmakta Yeryüzünde Yahudiler kadar yeryüzünde eza çeken zülum görem millet yoktur. Allah BU Hakkı Teslim etmekte Kur anda sadece israiloğullarını alemlere üstün kıldığını iki ayetle bildirmektedir. Siz şimdi Tevratla Kuranı ilişkilendiriyorsunuz. Nasıl inanç bu . Bir Hadisi Nakledeceğim. İmam Hanbel den ….Bir gün Hz Ömer Tevrat okurken Peygamberimiz gelir. ( Dikkat edin okuma yazma olmadı iddida edilen toplumda aramice olan Tevratın okunması bilinmektedir.) derhal onu kaldırmasını belirtir. Ve Hz Ömere Hz. Musa Bugün hayatta olsaydı bana uymaktan başka bir yolu olmazdı der…. Şimdi bu hükme göre Tevratı nasıl uygulayacaksın ondan nasıl alındı yapacaksınız. Bu işleri oldukça karıştırıyorsunuz. Doğrularda kimsenin işine gelmediği için söylenmiyor. Önemli Bir hususa dikkat çekeceğim. Hicri Takvim ve Aylar. Peygamberimiz vahiy geldiğinde Ramazan ayı olması gerekiyor.Çünkü Kuran o ay inmiye başlıyor ancak takvim yok ay isimleri yok tarih yok kayıt yok ay hesabı yok. Bunu peygamberimiz yazmasıda mümkün değil çünkü okuma yazma yok. Zaten bunu açıklayan hadiste yok Hicri Takvim Hicretten 22 yıl sonra Hz Ömer Devrinde oluşturulmuş. Aylar rastgele adlandırılmış. Zaten Arabi aylar dediğimiz ayların Bazıları Süryaniceden Alınmış.. Teşrini evvel Teşririsani gibi. Aylara koyacak isim dahi bulamamışlar Şimdi İslam Dünyası hiçbir kayıt ve belgesi olmayan esası olmayan takvime göre Ramazan ayını belirlemekte kandil kutlamaktalar. Günümüz İlim Adamlarıda oturmuş iftar saatını sahur satını tartışıyorlar. Buyursunlar bunlara cevap versinler



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:
 
 
13 Ağustos 2008 itibariyle, toplam: 319974 ziyaretçi (768149 klik) tarafından görüntülenmiştir.

Okuduğunuz "Türkçe Tevrat" adlı yazı veya videoya link vermek için linkin altındaki kodu kullanabilirsiniz:

 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

gizli

Bu site, en iyi Firefox ve Google Chrome tarayıcılarında ve 1152 x 864 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.